Tekerleğin İcadı: Tekerlek Nedir? Ne Zaman? Kim Tarafından Bulundu?
Ne kadar eski zamanlara ait fotoğraflar görseniz de bir tekerleğin varlığını görürsünüz. Belki pek dikkat etmez ve normal görürsünüz; ama icat edilmesiyle birlikte birçok teknolojinin gelişimi bağlantılıdır. Hatta eski çağlara ait duvar çizimlerinde bile tekerleğimsi yuvarlak maddelere rastlanır ve bununla ya bir şeyler ya da insanların taşındığı görülür. Yani tarihin önemli icatlarından olan bu yardımcı, yokluğunu hissetmediğimiz sürece bize normal bir şey gibi gelecektir.

Ağır bir şeyi kendi gücünüzle bir yerden başka yere taşımanız zordur. Ama bunu tekerlekli bir arabanın üzerine koyduğunuz zaman, küçük bir kuvvetle bir taşıyabilirsiniz. Mesela market arabalarını düşünün; üzerine ne kadar eşya koyarsak koyalım rahatça dolaşabiliyoruz. İşte burada önemli olan şey, tekerleğinin bulunmasıdır. Eğer bu parça olmasaydı, daha fazla güç harcayarak aldığımız ürünleri taşımak zorunda kalacaktır.
Sözün kısası; eğer tekerlek icat edilmemiş olsaydı hayatımız çok daha zor olurdu. Arabalarımızı kullanamaz, eşyalarımızı taşımak bir işkenceye dönüşürdü. Zaten bu amaçlar doğrultusunda icat edilmiş olan bu araç, çok eski çağlardan beri hayatımızı kolaylaştırıyor. Yapılan arkeolojik çalışmalar ile en eski tekerleğin Milattan Önce 3000 – 2500 yıllarına ait olduğu tahmin edilmektedir. Kalıntılar, duvar çizimleri gibi birçok kanıt ise tekerleğin insanın hayatında çok önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir.
Belki çok da düşünmediğiniz bir konu olan bu icat hakkında bilgilere yazımızda yer verdik. Kim tarafından ve nasıl bulunduğu hakkında çok net sonuçlar olmamasına karşın, yapılan kazı çalışmaları ile ilk tekerlek hakkında bilgiler araştırılmaya devam ediliyor. Nelerden yapıldığı ve hatta ne gibi süslemeler içerdiği ile ilgili birçok çalışma bulunuyor. Ayrıca günümüzde tekerleklerin hala geliştirilmekte olduğu da görülüyor.
Tekerlek Nedir?

Çalışma prensibi ise oldukça basittir. Bir dingil, dönme hareketi sayesinde sürtünme kuvvetini yener. Tekerleğin dönebilmesi için yer çekimine, yüzeyle temas sağlayacak dış kuvvetlere ihtiyacı vardır.
Tekerlek Ne Zaman, Kim Tarafından Bulundu?

Arkeolojik buluntular, taş kabartmalar ve duvar resimleri gibi eski çağlara ait kalıntıların araştırılması ile ilk tekerleğin Mezopotamya’da Milattan Önce 5000’lerde bulunduğu düşünülmeye başlanmıştır. Buna karşın bu tekerleğin, seramik kap yapmak için seramikçi çarkı olarak kullanıldığı kabul edilmektedir.
Taşımacılık amacıyla da ilk defa Sümerler’in M.Ö 3000’lerde geliştirdiği kağnılar ile kullanıldığı biliniyor. İki tekerlekli savaş arabasının ise yine Sümerler tarafından M.Ö 2800’de geliştirildiği tahmin ediliyor. İlk kağnı ve arabaların ise sığır veya merkep ile çekildiği biliniyor.
Tekerleğe sahip olan 4 tekerlekli arabaların ise M.Ö 2500’de yapıldığı söylenmektedir. Düz keresteden yapılan bu yardımcılara ek olarak, bugün at arabalarında kullanılan tekerlek parmağının, M.Ö 2000’de icat edildiği bilinmektedir. Bu tipler, hafif oldukları için önce savaş arabalarında kullanıldıktan sonra yük taşıma kullanılmaya başlanmıştır.
Tekerleğin bulunmasında Amerikalı başarılı arkeolog Speiser etkili olmuştur. Gawra civarında M.Ö. 3000 yıllarına ait tekerleği araştırmalar esnasında bulmuştur. İngiliz kökenli olan arkeolog Woolley ise; Ur’da M.Ö. 2950 yıllarından kalan bir mezar üzerinde çalışırken tekerlek çıkartmıştır. Eski tarihlerde nasıl bir ihtiyaç tekerleği icat etmeye neden olmuştur bilinmemektedir.
Frugier’in varsayımlarına göre Yontma Taş Çağı’nın başlangıcından itibaren insanlar taşıma aracı ihtiyacı duymuştur. Bu soruna çareler düşünülürken, kesilen bir ağacın yuvarlandığını fark etmişler ve iki ağaç kütüğünü bir araya getirerek, yüklerinin bunun üzerine koymayı akıl etmişlerdir.
Tekerleğin Tarihçesi

Eski insanlar, zor şartlarda ve malzeme sıkıntıyla bile arabaları icat etmeyi başarmıştır. Eski araçlarda sürücüler, ata binermiş şeklinde iki tekerlek üzerine konan bir eyer üzerine oturmaktaydı. Bu taslak hızla geliştirildi ve iki tekerli araçtan dört tekerlekleri araçlar gelişti. Ancak bu dönemde tekerleklerin ön tarafta olanları sabit durmaktaydı. Zaman içerisinde arabaları kayışlar sayesinde atlara bağladılar ve bu şekilde kullandılar. Arabaların beygir gücü ile tabir edilen durumunun da buradan geldiği düşünülmektedir.
M.Ö. 2000 yılında Mezopotamya topraklarında görülen atlı arabalar, ilerleyerek Sami ırkından olan Hiksosların etkisi ile Mısır’a girmiştir. Böylece Firavun ordusunda, 1917 yılındaki ilk müttefik tankların Almanlar üzerinde meydana getirdiği korkuya ve paniğe benzer bir durum yaşanmıştır. Mısırlılar hayvan gücü olarak o sıralar öküz ve eşekten faydalanırlarken; başlarına gelen durumdan hızlıca ders çıkartmayı da biliyorlardı.
İstilacı askerleri Mısır’dan çıkartır çıkartmaz, öğrendikleri savaş aracını kullanmaya başladılar. O kadar benimsemişlerdir ki Mısır tarihinin en parlak dönemlerinden kalan belgeler, Firavun’u savaş arabası üzerinde, tek eliyle dizginleri tutarken diğer eliyle düşmanın hakkından gelir şekilde göstermiştir. Bu durumu izleyen on yüzyıl süresince arabalar, savaş alanlarında fetih etmek amacına hizmet etmişlerdir.
Asurlular, M.Ö. 1000 yılında sürücünün kullandığı ve iki savaşçıyı çeken çift at ile hazırlanmış arabaları sayesinde dünyaya egemen olmuşlardır. Asur kralı Surgon, birçok şehri, güçlü savaş araçları haline gelen arabalarla kuşatmış ve fethetmiştir. Bu arabaların tekerlek üzerine oturtulmuş, ağır silahlarla şehir kapılarına saldırılar yapılmış ve başarıyla çıkılmıştır. Savaşçılar kalkanların ardına saklanırken aynı zamanda kale duvarlarının üzerine yürüyebilmiştir. Daha çok savaş döneminde faydası görülen tekerlek, sonraki süreçte hemen her taşıma aracında kullanılmış bir araçtır.
Kısacası tekerler dünyanın kaderini değiştirmiş ve tüm dengeleri yerinden oynatmıştır denebilir. Tekerlek bulunmasaydı savaşlar farklı gelişebilir ve galip olanlar farklı olabilirdi. Eski dönemlerde bu şekilde üretilen ve kullanılan tekerleğin günümüzde kullanılan tekerleğin oluşturulmasında etkisi ise tartışılmaz.
Tekerlek İcat Edilmeden Önceki Buluşlar

Bu taşıma işlemleri ile 3 temel buluş yapıldı. Birincisi, büyük ve ağır yükleri taşımak için ağaç kütükleri üzerinde kaydırma yapılmasıdır. İkincisi ise Buzul Çağı’nın sonuna doğru kullanılan kızaklardı. Ağaçtan yapılan kızaklar, çağın bitmesinden sonra da kullanılmıştır. Üçüncü buluşta da ağaçtan yapılmış merdiven benzeri bir aracın üzerine yük koyarak, ön ucuna hayvanlarla sürükleyerek taşınma yapılmıştır.
Üçüncü buluş, ABD’de Kızılderililer tarafından kullanılmıştır. Merdiven benzeri aracın altına kütükler konularak ağır yükler kolayca taşınmıştır. İnsan gücü yetersiz kaldığında da hayvanlara çektirilmiştir. Ama bu yöntemde, kütüklerin zamanla aşınması sorunu ile karşılaşılmıştır.
Sümerlerin de kullandığı bu yöntemin aşınma sorunu sonrasında, tekerlek ile arabanın birleştirilmesi fikri ortaya çıkmıştır. Kütükten kesilen dairesel parçalar, taşıma aracının arka ucunun iki yanına takılmıştır. Bu şekilde de Sümerler, ilk kağnıyı icat etmiştir.
Sümerler, kağnıyı geliştirip savaş arabasına dönüştürmüş, sığır yerine atları kullanmıştır. Bu sayede hız avantajını yakalamışlardır. M.Ö 2500’de dört tekerlekli ve iki atla çekilen savaş arabalarını icat etmişlerdir. Arabaların ağırlık sorunu ise M.Ö 2000’de parmaklı tekerleğin icadı ile çözüme kavuşturulmuştur.
Sümerlerden sonra Hititler ve Mısırlılar arasındaki Kadeş Savaşı’nda bu arabalar çok etkili olmuştur. İki tarafında 6 parmaklı tekerleklere sahip arabası vardır; ancak Hititler bir değişiklik ile fark atmıştır. Tekerleklerin aksını, Mısırlılar gibi arabanın en arka noktasına koymamış ve arabanın ağırlık merkezine yakın konumlandırmıştır.
Hititler bu tasarımları sayesinde manevra yeteneği kazanmış ve üç asker taşıma olanağına sahip olmuştur. Biri arabayı sürerken, ikinci ok veya mızrak atıyor ve üçüncü de kalkan tutuyormuş. Bu şekilde, Kadeş Savaşı dünyada en fazla savaş arabasının kullanıldığı yer olmuştur. Yaklaşık 5000 araba kullanılan savaşta II. Ramses, halkına kazandıklarını kanıtlayabilmek için taş duvarlara başarısını anlatan yazılar yazdırmıştır.
Hititler ise savaşı kazanamamıştır; çünkü Ramses savaşı kaybedeceğini anlayıp antlaşma imzalamıştır. Hititler, bu arabaları Suriye’nin fethinde ve önemli ticaret yollarının kontrolünü ele almak için kullanmıştır. Bu sayede de bölgenin en güçlü devletlerinden olmuşlardır.
Konu hakkında video
Sonuç
Tekerlek bir eksen etrafında dönen, merkezden dışa doğru parmaklıklı yapıda, genellikle taşımacılıkta kullanılan çember şeklinde bir araçtır. Çalışma prensibi son derece basit olan tekerleğin dönmesi için, yüzeyle temas etmesini sağlayacak bir dış kuvvete ve yer çekimine ihtiyaç vardır. Tekerleğin icadı hakkındaki bilgiler siz değerli okuyucularımız için paylaşılmıştır.
Kaynaklar
Aşağıdaki bağlantılar yazının ilk yayımlandığı dönemde başvurulan kaynaklardır; güncellikleri ayrıca doğrulanmamıştır.
Okur yorumları (5)
Bazı yorumlar sitenin önceki sürümünden aktarılmıştır.
Bu yazı yeni yoruma kapalıdır.




gaziosmanpaşa evden eve nakliyat
trafik borcu ödeme
Cebeci çilingir
konya continental lastik
Bir insan